İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@İSTÜN, Üniversite mensupları tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Yayın
Comparative evaluation of deep learning models for the classification of impacted maxillary canines on panoramic radiographs
(MDPI Publishing, 2026) Tokatlı, Nazlı; Erdem, Buket; Özcan, Mustafa; Turan Maviş, Begüm; Şar, Çağla; Özdemir, Fulya
Background/Objectives: The early and accurate identification of impacted teeth in the maxilla is critical for effective dental treatment planning. Traditional diagnostic methods relying on manual interpretation of radiographic images are often time-consuming and subject to variability. Methods: This study presents a deep learning-based approach for automated classification of impacted maxillary canines using panoramic radiographs. A comparative evaluation of four pre-trained convolutional neural network (CNN) architec tures—ResNet50, Xception, InceptionV3, and VGG16—was conducted through transfer learning techniques. In this retrospective single-center study, the dataset comprised 694 an notated panoramic radiographs sourced from the archives of a university dental hospital, with a mildly imbalanced representation of impacted and non-impacted cases. Models were assessed using accuracy, precision, recall, specificity, and F1-score. Results: Among the tested architectures, VGG16 demonstrated superior performance, achieving an accuracy of 99.28% and an F1-score of 99.43%. Additionally, a prototype diagnostic interface was developed to demonstrate the potential for clinical application. Conclusions: The findings underscore the potential of deep learning models, particularly VGG16, in enhancing diag nostic workflows; however, further validation on diverse, multi-center datasets is required to confirm clinical generalizability.
Yayın
FeSbO4 nanomalzeme destekli katı faz mikroekstraksiyonu kullanarak nikel tayini için duyarlı bir analitik yöntemin geliştirilmesi
(Yıldız Technical University Publishing, 2025) Büyük, Muhammed Ali; Serbest, Hakan; Bakırdere, Sezgin
Bu çalışmada, alevli atomik absorpsiyon spektrometresine entegre edilen katı faz mikroekstraksiyon yöntemiyle nikel (Ni) elementinin ön deriştirilmesi amaçlanmıştır. Katı faz adsorbanı olarak FeSbO₄ kimyasal bileşimine sahip, doğal bir mineral yapı olan tripuhit tercih edilmiştir. Laboratuvar ortamında sentetik olarak elde edilen bu nanoyapılar, sırasıyla ultra saf su ve kekik çayı örnekleri içerisindeki nikel iyonlarını yüzeylerine adsorplayarak ekstraksiyon işlemi için kullanılmıştır.
Yayın
HL23‐5 ve HL23‐6 7075‐T6 alüminyum HI‐LOK vidalı pinler için çekme ve kesme test fikstürlerinin tasarımı ve sonlu elemanlar analizi
(Güven Plus Grup Danışmanlık A.Ş. Yayınları, 2025) Demirel, Yusuf Soner; Acar, Ayberk Okan; Tanrıver, Kürşat; Ay, Mustafa
Öz: Bu çalışmada, havacılık ve savunma uygulamalarında kullanılan HL23-5 ve HL23-6 tipi 7075-T6 alüminyum vidalı pinlerin çekme ve kesme testlerine yönelik özel test fikstürlerinin tasarımı ve sayısal doğrulaması ele alınmıştır. Pinlerin geometrik kısıtları nedeniyle evrensel test makinelerinde doğrudan test edilememesi, fikstür tasarımını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda geliştirilen fikstürler SolidWorks ortamında modellenmiş; Toolox 33, AISI 304 ve AISI 4140 malzemeleri kullanılarak ANSYS 2025 akademik sürümünde sonlu elemanlar analizleri gerçekleştirilmiştir. Çekme ve kesme yükleme koşullarını kapsayan analizlerde gerilme dağılımları, deformasyonlar ve emniyet katsayıları karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, deneysel testler için en uygun fikstür geometrisi ve malzeme seçimi belirlenmiş; çalışmanın küçük çaplı havacılık tipi vidalı pinlerin mekanik karakterizasyonu için güvenilir ve tekrarlanabilir bir test altyapısı sunması hedeflenmiştir.
Yayın
Dairesel hareket yapan makine elemanlarında iş sağlığı ve güvenliği
(Güven Plus Grup Danışmanlık A.Ş. Yayınları, 2025) Karşılayan, Koray; Tanrıver, Kürşat; Yalçınkaya, Senai; Ay, Mustafa
Öz: İnsanlık tarihinden itibaren yaşamlarını kolaylaştıracak işlerle ilgilenmiştir. Bu nedenle taşları yonttuktan sonra şekil verme ihtiyacı duymuştur. Taşlara verilen şekilde köşeler alınmış dairesel hale gelmiştir. Yapılan bu işlem sonucunda tekerlek icat edilmiştir. İnsanoğlu bu nedenle dairesel hareketi keşfetmiş ve yaşamlarını daha kolay hale getirmiştir. Doğa da yer alan hareket iki gruba ayrılabilir. Bunlardan biri doğrusal hareket diğeri ise dairesel harekettir. Doğrusal hareket koordinat düzleminde bir noktadan başka bir noktaya aktarılırken; dairesel harekette ise belirli bir referans noktası etrafında dönme hareketinin gerçekleşmesidir. İnsanlık tarihi bu hareket yöntemini fark ettikten sonra birçok makine elemanları ve parçalarına dönme hareketini uygulamıştır. Günümüz dünyasında hayatı kolaylaştıran makine parçaları çalışmaları esnasında dairesel hareket prensiplerini oldukça yaygın bir şekilde kullanmaktadır. Makine elemanları çalışırlarken yüksek hızlarda, yüksek kuvvet ve yüksek torklar da çalışabilme kapasitesine sahiptirler. Dairesel hareket prensibi ile çalışan makine sistemlerinde cisimler dönüşlerinden dolayı yüksek merkez-kaç kuvvetlerine uğrarlar. Günümüz dünyasında uygulama olarak birçok mekanik sistemler ve makine elemanları dairesel hareketi kullanırlar. Örneğin bir elektrik motoru içerisinde sahip olduğu manyetik alanı elektrik enerjisine döndürmektedir. Bir diğer uygulama örneği ise dişli-kayış-kasnak sistemleridir. Kayış-kasnak ve dişli sistemleri literatürde hareketi iletim elemanları olarak çalışırlar. Bulundukları konumlardaki hareket enerjisini ya da dönüşünü farklı eksen ya da elemanlara iletmek için kullanılmaktadır. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak oldukça mümkündür ki dairesel hareket enerjisine sahip makine elemanları birçok alanda ve özellikte kullanılabilmektedir. Dairesel hareketi prensip olarak temel alan sistemler üretilirken, bakımı yapılırken ya da montaj yapılırken iş kazası yaşanma ihtimali oldukça yüksektir. Bu tür elemanlarla çalışma yapılırken genellikle tehlikeli durum ya da tehlikeli hareket kaynaklı olarak iş kazası meydana gelebilmektedir. Tehlikeli durumlar makine ve sistemlerden kaynaklı olarak gerçekleşirken; tehlikeli hareketler ise kullanıcı hatası sonucu gerçekleşmektedir. İş kazalarının örneği olarak ise dönüş yapan makinelere sıkışma, yakalanma, temas kaynaklı veya parçaların kopma, fırlama sonucunda gerçekleşebilmektedir. Bu çalışmada günümüz dünyasında insan hayatını kolaylaştıracak, dairesel hareket yapan sistemlerin çalışma prensipleri; gerçekleşebilecek ve yaşanabilecek iş kazalarını ve bu kazaları önleme hususunda alternatif çözümler önerilecektir.
Yayın
Havacılık sektöründe iş güvenliği ve çalışan sağlığının geliştirilmesine yönelik bir uygulama incelemesi
(Güven Plus Grup Danışmanlık A.Ş. Yayınları, 2025) Özyürek, Aytaç; Tanrıver, Kürşat; Ay, Mustafa
Öz: Havacılık ve savunma sanayii, yüksek hassasiyet gerektiren üretim süreçleri ve karmaşık iş akışları nedeniyle iş güvenliği ve çalışan sağlığı açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada CNK Havacılık firmasının iş güvenliği kültürünü geliştirmek ve çalışan refahını artırmak amacıyla attığı somut adımlar incelenmiştir. Firma; mühendislik, detay parça üretimi (metal şekillendirme, kompozit, CNC), planlama, montaj, komponent ve nihai ürün gerçekleştirme gibi faaliyet alanlarında sistematik bir iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımı benimsemiştir. İlk olarak, tesviye bölümünde akredite kurumlarla yapılan ortam ölçümleri sonucunda uygun havalandırma sistemleri kurulmuş ve çalışma ortamının hava kalitesi iyileştirilmiştir. İkinci olarak, talaş taşıma arabaları yanma ve yangın riskine karşı korunaklı hale getirilmiş, böylece olası endüstriyel kazaların önüne geçilmiştir. Ayrıca, ofis alanlarındaki aydınlatma sistemleri ergonomik standartlara uygun şekilde düzenlenmiş, çalışan konforu ve verimliliği artırılmıştır. Üretim alanında ise her tezgâha özel havalandırma sistemleri kurulmuş, çalışanların zararlı madde maruziyeti önemli ölçüde azaltılmıştır. Bu adımların anlatılmasının amacı, CNK Havacılık gibi sektörde faaliyet gösteren diğer firmalara ve bu konuda bilgi edinmek isteyen profesyonellere rehberlik edecek bir model sunmaktır. Böylece, daha sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturularak çalışan sağlığı ön plana alınmakta, sürdürülebilir bir iş gücü yapısı ve güvenli çalışma kültürü sayesinde projelerin daha kaliteli yürütülmesi ve zamanında teslimi sağlanmaktadır. Sonuç olarak, CNK Havacılık'ın yaklaşımı, havacılık sektöründe iş güvenliği ve çalışan sağlığı konularında örnek teşkil eden bir model sunmakta ve literatüre uygulama temelli bir katkı sağlamaktadır.