Farklı içerikteki çocuk diş macunlarının yapay çürük oluşturulmuş süt dişi minesinin mikrosertliğine ve yüzey pürüzlülüğüne etkisinin in vitro olarak değerlendirilmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmanın amacı; son yıllarda florürlü diş macunlarına alternatif olarak üretilmiş hidroksiapatit, propolis, teobromin içeren diş macunlarının ve florürlü diş macununun yapay başlangıç lezyonlarının remineralizasyonunda etkinliğinin; yüzey mikrosertlik analizi ve yüzey pürüzlülüğü analizi ile kantitatif olarak ve taramalı elektron mikroskobu xix (SEM) ile kalitatif olarak in vitro koşullarda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesidir. Süt azı dişlerinden hazırlanan 80 adet mine örneği 40’ı yüzey mikrosertlik, 40’ı yüzey pürüzlülüğü analizi yapılmak üzere rastgele ayrıldı. Mine örnekleri dört çalışma grubu (Zubio® Kids, Glimo® Alfa, B-Good Care®, Oral-B® Junior çocuk diş macunları) ve bir kontrol grubu olan distile su olmak üzere beş gruba ayrıldı (n=8). Başlangıç yüzey mikrosertliği ve yüzey pürüzlülüğü değeri ölçülen örnekler 72 saat, 37°C’de, demineralizasyon solüsyonunda bekletilerek mine yüzeyinde yapay çürük lezyonları oluşturuldu. Demineralizasyon sonrası ölçümleri yapılan mine örnekleri 7 günlük pH siklusu boyunca çalışma gruplarındaki ajanlar ile fırçalandı. pH siklusu sonrası yüzey mikrosertliği ve yüzey pürüzlülüğü ölçümü tekrarlandı. Her gruptan 1 örnek seçilerek başlangıç, demineralizasyon sonrası ve pH siklusu sonrası taramalı elektron mikroskobu (SEM) analizi yapıldı (n=1). İstatistiksel analizde değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu histogram grafikleri ve Kolmogorov-Smirnov testi ile incelendi. Ölçülen değerler gruplar arasında karşılaştırılırken ANOVA testi, posthoc analizde ise Tukey testi; grup içinde karşılaştırılırken Bağımlı-Örneklem T Testi kullanıldı. p<0,05 olduğu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı olarak değerlendirildi. Çalışma sonucunda tüm gruplarda fırçalama sonrası yüzey mikrosertlik değerinin demineralizasyon sonrası değerlerinden yüksek ancak başlangıç değerlerinden düşük olduğu belirlenmiştir. Tüm macunlar mine yüzey pürüzlülüğünü azaltırken yalnızca distile su ile fırçalama yüzey pürüzlülüğünü anlamlı olmayan seviyede arttırmıştır. 1450 ppm florürlü diş macunu yüzey pürüzlülüğünü azaltma ve mikrosertlik geri kazanımı sağlamada diğer gruplara göre anlamlı seviyede daha üstün bulunmuştur. Bununla birlikte teobrominli ve propolisli diş macunlarının remineralizasyon etkileri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir, hidroksiapatitli diş macunu diğer diş macunu gruplarına göre anlamlı seviyede daha az yüzey mikrosertlik geri kazanımı sağlamıştır. SEM analizi ile elde edilen görüntüler mikrosertlik ve yüzey pürüzlülüğü bulgularını desteklemiştir. Bu çalışmanın bulgularına göre en yüksek remineralizasyon potansiyelini Oral-B® Junior çocuk diş macunu göstermiştir. Sonuç olarak, çocuklarda diş çürüğünü önlemede en iyi seçeneğin halen florürlü çocuk diş macunu olduğu; hidroksiapatit, propolis ve teobrominli çocuk diş macunlarının ise florürlü diş macunlarına alternatif olabileceği düşünülmektedir.
The aim of this study is to evaluate the effectiveness of hydroxyapatite, propolis, theobromine containing toothpastes and fluoride toothpaste, which have been produced as alternatives to fluoride toothpastes in recent years, in the remineralization of artificial xxi incipient lesions, quantitatively by surface microhardness analysis and surface roughness analysis, and qualitatively by scanning electron microscopy (SEM) under in vitro conditions. Eighty enamel samples prepared from primary molars were randomly divided into 40 for surface microhardness and 40 for surface roughness analysis. Enamel samples were divided into five groups (n=8) as four study groups (Zubio® Kids, Glimo® Alfa, B Good Care®, Oral-B® Junior toothpastes) and a control group of distilled water. The samples with initial surface microhardness and surface roughness values were kept in demineralization solution for 72 hours at 37°C to create artificial caries lesions on the enamel surface. Enamel samples measured after demineralization were brushed with the agents in the study groups during a 7day pH cycle. Surface microhardness and surface roughness measurements were repeated after the pH cycle. Scanning electron microscope (SEM) analysis was performed at the beginning, after demineralization and after pH cycling by selecting 1 sample from each group (n=1). In statistical analysis, the conformity of variables to normal distribution was examined with histogram graphics and Kolmogorov-Smirnov test. ANOVA test was used when comparing measured values between groups, Tukey test was used in posthoc analysis; Dependent-Sample T Test was used when comparing within groups. The results were evaluated as statistically significant when p<0.05. In all groups, surface microhardness values after brushing were higher than the values after demineralization and lower than the initial values. All pastes reduced enamel surface roughness, only brushing with distilled water increased surface roughness at a non-significant level. After pH cycle, 1450 ppm fluoride toothpaste was the group with the least surface roughness and the highest microhardness value. No significant difference was observed between the remineralization potentials of theobromine and propolis toothpastes. The microhardness value of hydroxyapatite toothpaste was the lowest compared to the other toothpaste groups. The images obtained with SEM analysis supported the findings of microhardness and surface roughness analysis. According to the findings of this study, Oral-B Junior® 1450 ppm fluoride toothpaste showed the highest remineralization potential. As a result, fluoride toothpaste remains the most effective option for preventing dental caries in children, while toothpastes containing hydroxyapatite, propolis, and theobromine may be considered as potential alternatives.












